Cildinizle Dost Bir Yaşam Sürmek Elinizde

Anasayfa      Blog      Cildinizle Dost Bir Yaşam Sürmek Elinizde

Cildinizle Dost Bir Yaşam Sürmek Elinizde

28
HAZ 2018
Kategori: Cilt Bakımı

Cildinizle Dost Bir Yaşam Sürmek Elinizde

Cildimize En iyi  Dostumuz gibi bakmak

Cildinizle dost bir yaşam sürmek, kendi içinde önemli ve değerli bir mantık taşır. Çünkü cildimiz hayat, enerji ve motivasyon kaynağımızdır.

 

Her birimiz cildimizle özel bir bağ ve iletişim halinde olarak onun ihtiyaçlarına gün hafta ve ay ölçeğinde gidermeye çalışırız. Genellikle hepimiz cildimizi tanırız. Cildimiz içsel sağlığımızı yansıttığı, güzellik ihtiyaçlarımıza cevap verdiği, mutlu ve hep gülümseyen bir havada olduğunda biz de kendimizi iyi hissederiz. Cildimizle dost olmak deyiminin belki de anlamı budur. Belki “Bütün kadınlar güzeldir “ mottosunun anlamı da budur.

 

Cildimizi İyi Tanımak

Cildimizi tanımamızın yanında önemli olan bir diğer nokta da; cildimizin ihtiyacını tespit ettikten sonra, onun bozulmasına yol açacak faktörlere karşı önlem almamız, doğru ürünlerle desteklememiz ve aynaya baktığımızda yüzümüzde göreceğimiz öz memnuniyet hali önemlidir

Her birimiz kadife gibi yumuşacık, saf, pürüzsüz, berrak, gergin ve özellikle dokunuşu benzersiz bir tenle dünyaya geliriz. Fakat ne yazık ki, yıllar geçtikçe cildimiz zamana yenik düşerek ya da içsel ve dışsal farklı yıpratıcılar etkisiyle çeşitli cilt tipleri oluştuğunu da görür gözlemleriz. Bu cilt tiplerinin bazıları da genetiktir. Eğer cildinizde aşağıdaki belirtileri gösterirse sorunlar var demektir. Bunlar nedir bir bakalım:

Bazı cilt sorunları ve cilt yüzeyindeki tepkisel belirtiler

  • Erken yaşta oluşan cilt kırışıklıkları
  • Cilt üzerindeki aşırı yağlılık görünüm ve hissi
  • Sivilceli ciltler
  • Akneli ciltler
  • İri gözenekli ciltler
  • Cilt üzerindeki lekeler
  • Zaman periyotları itibarıyla cilt uçukları
  • Göz altı cildinde torbalanma ve sarkmalar
  • Cilt üzeri mat-gri sağlıksız bir görünüm
  • Deride pullanmalar
  • Kılcal damarların belirgin şekilde ortaya çıktığı ciltler
  • Siyah noktalı ciltler
  • Güneş hasarlı ciltler
  • Soyulan ve dökülen deri ve egzamik özellikli ciltler
  • Cilt derisinde kendini bırakma ve gevşeme durumları
  • Ani girintili ve çöküntülü cilt durumları

 

Cilt yaşayan bir organizmadır

Cilt doğumumuzdan itibaren yaşayan bir organdır. Cilt hücreler doğumdan itibaren kendini sürekli yenileyen mucize bir organizmadır. Fakat biyolojik evrim olarak yirmi beş yaşından itibaren cildimizin yenilenme temposu bir şekilde yavaşlamaya başlar. Cilt tipleri yaşadığımız ortamla birlikte cilt yüzeyi deri üzerinde çizgilerin oluşumuna zemin hazırlar.

Mimik çizgileri de kırışıklara uygun ortamı hazırlar. Bu bilişsel bilgi üzerine ne yapmak gerekir? Evet kesinlikle haklısınız.

Yaşam evreleri itibarıyla cilt bakımı nasıl olmalı?

25 yaşlardan itibaren cilt sağlığı ve ideal cilt bakımı konusunda en kaliteli tedbirleri, en güvenli cilt markaları ve onların mucizevi içerikli bakım ürünlerinden de yardım ve destek alarak kişisel cilt bakım kürü aksiyonlarını faydasına inanarak başlatmak gerekir. Bu konuda ısrar, sabır, istikrar, inanç ve sürekli aksiyon olmak cilt yaşlanması ve ani cilt sorunlarının önüne kesinlikle geçecektir.

Cildimizle dost bir yaşam sürmek gerekir

Cildinizle dost bir yaşam sürmek, onun sorunlarının farkında olarak bir yaşam sürmek, yaşam içi her aksiyonda cilt etkilerini de düşünerek yaşamak sonuçta size kat kat pozitif faydalar üreterek yansıyacaktır. Bu yansıma ile öz güveniniz tazelenecek, sahip olduğunuz cilt formu ve cilt güzelliği de size ihtiyaç duyduğunuz değerli armağanı sunacaktır: Kendini iyi hissetmek.

Bu yaşlarda cilt temizliği çok önemlidir. Cilt esnekliğinin sağlanması gerekir. Dermotolojik deri altı kallojen kırılma noktalarına iyi cilt bakımları sayesinde fırsat vermemek gerekir. Cilt bakımında olmazsa olmaz nemlendirici bir yüz bakım kremi kullanmak gereğidir.

Otuzlu yaşlarda aynaya baktığımızda ilk kırışıklıkları görmek belki bizi üzebilir. Fakat bilinçli bir yaşam sürmek, cilt konusunda tedbirli olmak doğru  ürünler kullanmak aksatmadan bakım kürlerine devam etmek ve özellikle güneş etkilerinden uzak durmak cilt sağlığı üzerinde daha olumsuz sonuçlar alınmasına engel  olabilir. Cilt bakım süreçleri içinde otuzlu yaşlar cilt bakım ve yüz bakım rutinini önem ve tüm ciddiyetle görme yaşlarıdır.  Onarıcı gece kremleri de yine bu yaşlar içinde bakım kürleri sistematiğine dahil edilmelidir.

40 yaşına gelindiğinde, özellikle yüz cildi kasları zayıflamaya, derideki renk hücreleri de bozulmaya başlar. Yaşlılık etkisi lekeleri de bu dönemde kendini göstermeye başlar. Ölü hücreler üst üste yığılarak cilde mat, yorgun ve cansız bir görünüm verir.

40’lı yaşlarda cilt her açıdan fiziksel ve kimyasal olarak bir değişim içindedir. Cildin diriliğini sağlayan lifler azalmaya, yağ bezlerinin faaliyeti düşmeye başlar. Bu durum cildin yüzeyini zayıflatır. Bu yetersizlik nedeniyle incelen cilt, su kaybının önüne geçmez, hayati dengesi için gerekli olan deri altı nemi koruma gücünü kaybetmeye başlar. Bu yüzden cilt yüzeyinde ince bir tabaka oluşturarak, ona kalkan görevi üstlenecek besleyicilerle donanmış güçlü bir koruyucuya ihtiyaç vardır. İşte cilt bakım kremlerinin mucize etkileri içerdikleri koruyucu, onarıcı, canlılık kazandırıcı, enerji verici, güçlendirici yapıları ile tam da bu noktada ve bu yaş insanında devreye girer.

Uygun ürünlerle bakım yapılmış cilt, pırıl pırıl, esnek, canlı ve genç görünümlü olur. Cildimiz yaşayan bir organizmadır. Siz ona ne kadar sevgi, uyum ve güçlü bir bilinçle yaklaşırsanız o da size en güçlü desteği, güzellik ve mutluluk armağanı ile cevap verecektir.

Cildinizle dost bir yaşam sürmek elinizde.

 

Mutluluk Terapisi Yazıları